Skip to content

Social Network Badges

Posts under Teknoloji Category

Cep telefonlarından Internet eriÅŸimi yıllardır var. Ancak ne WAP ekranları, ne de Internet Explorer ya da Opera’nın cep telefonlarının boyuna sığmaya çalışan mobil sürümleri kullanıcıları tatmin edemedi. Üstelik web teknolojileri almış başını giderken, hala mobil cihazlardaki yazılımların sayfaları render etme yeteneÄŸi yetersiz.

Daha doÄŸrusu öyleydi. iPhone’un çıkışı kablosuz aÄŸların yaygınlaÅŸması ve yeni web teknolojileriyle birleÅŸince durum deÄŸiÅŸti. Bakın NetApplications ve Cloud Four tarafından yapılan araÅŸtırmaların istatistikleri ne diyor?
iPhone’da Google

  • iPhone’un pazar payı %1 civarında. Symbian iÅŸletim sistemi kullanan telefonların pazar payı ise %40.
  • Bu yılın ilk günlerinde iPhone’lardan yapılan Google aramalarının sayısı tüm Symbian telefonlarından yapılan aramaları geçti.
  • iPhone kullanıcılarının %95′i düzenli olarak Internet’te sörf yapıyor. %51′i Youtube’den video izlemiÅŸ.
  • iPhone’dan yapılan Google aramalarının sayısı diÄŸer herhangi bir mobil cihazdan yapılan aramaların 50 katı. Bu sonuç Google’ı o kadar ÅŸaşırtmış ki, doÄŸru olduÄŸuna emin olmak için log dosyalarını yeniden incelemiÅŸler.
  • Google, Yahoo, Quicken gibi büyük ÅŸirketler iPhone için özel web sayfaları ve hizmetleri hayata geçirmiÅŸler.

Üstelik bu sonuçlar iPhone 3G öncesinde böyle.

Mobil Internet kullanımının artışı web sitelerinin yapısında mobil kullanıma uygunluk için deÄŸiÅŸiklikler yapmayı gerektiriyor. Mesela Yahoo bir web sitesini hızlandırmak için daha az HTTP request yapılmasını, verilerin Gzip kullanılarak sıkıştırılmasını, Javascript ve CSS’in gömülü deÄŸil harici bir dosyadan çağırılmasını vb. öneriyor.

Bir proje yönetim yazılımı olmadan yazılım projelerini yürütmek çok zordur. Bu yüzden, ticari ya da ücretsiz bir çok proje yönetim yazılımı var.

Peki binlerce personel barındıran Google’da proje yönetimi nasıl yapılıyor?
Şurada yazılan bilgilere göre Google bu iş için bilinen bir yazılım kullanmıyor. Aksine e-mail gibi basit bir araç kullanıyor.

Her hafta Google çalışanları geçen hafta ne yaptıklarını ve bu haftaki planlarını soran otomatik oluÅŸturulmuÅŸ bir e-mail alıyor. Åžirket içinde geliÅŸtirilmiÅŸ bir program dönen e-maillerin içindeki bilgileri ayıklıyor ve düzenli bir ÅŸekilde saklıyor. Daha sonra, mesela bir sonraki hafta gelen e-mailde “Geçen hafta ÅŸu 6 iÅŸi yapacağını söylemiÅŸtin. Bitti mi?” gibi ifadeler yer alıyor.

Google zaten uzmanlık alanı olarak veri ayıklama ve anlamlandırma işi ile uğraştığından bu e-mailleri de düzenli bir yapıda saklayabiliyor. Böylece çalışanlar bir sürü seçenek işaretlemeden, kolay ve düz bir şekilde rapor vermiş oluyor.

Ayrıca bu veriler bir veritabanında aranabilir bir şekilde saklanıyor. Yöneticiler projelerin nasıl gittiğini aramalar yaparak görebiliyor. Yine bu veritabanında diğer Google çalışanları da aramalar yapıp istedikleri projeye katılmak üzere başvurabiliyor.

13 Haziran 2008

Programlama | Teknoloji

  • ipaqim.com güzel bir kaynak. xda-developers ise fevkalade…
  • Öncelikle HP BIOS güncellemesini ve pil süresi çözümünü yüklemek lazım.
  • İBB CepTrafik programı sorunsuz çalışıyor. SaÄŸolsun yapanlar ;)
  • Her smartphone için lazım bir uygulama Smart Toolkit. Önemli ihtiyaçlardan birisi farklı saatlere kurulabilen bir alarm programıydı. Smart Toolkit’in böyle bir özelliÄŸi de var. Ayrıca otomatik tuÅŸ kilidi, Windows benzeri menüsü ve kısayolları çok kullanışlı. Hele analog saat ÅŸeklinde bir ekran koruyucusu var ki, tam sanat eseri…

IPAQ 514
Windows Mobile’ın en güzel özelliklerinden birisi rehberde arama yaparken birkaç harf yazdığınızda sadece baÅŸ harflerini deÄŸil, ismin içinde herhangi bir yerde geçen kiÅŸileri de göstermesi. Gerçi bu özellik kimisi için kullanışsız geliyor ama rehberiniz kalabalıksa çok faydalı.

Eğer hala aradığınız numarayı bulamıyorsanız, o zaman SmartPhone Find programını yükleyeceksiniz. Telefonun her yerinde metin araması yapabiliyor.

Öncelikle eski telefondaki numaraları Excel’e aktardım. Üzerinde düzenlemeler yapıp Outlook’a almaya çalışınca nedense Outlook kabul etmedi. Excel dosyasını CSV olarak kaydedip, içini editörle açarak noktalı virgülleri virgüle dönüştürdüm. (Bölge/Dil ayarı Türkçe ise, Excel noktalı virgül olarak kaydediyor.) Outlook’a bu sefer düzgün aldı. Senkronizasyon sonrasında telefonun rehberi harika oldu. Hele (Åžirket sütununu kullanarak) rehberdeki kiÅŸileri kategorize etmiÅŸseniz daha güzel oluyor. Çünkü telefondaki KiÅŸiler uygulamasının ÅŸirkete göre gruplandırma özelliÄŸi var.

Telefonun rehberinde hem Outlook hem de sim kartı numaralarını gösteriyor. EÄŸer sim kartındaki numaraları görmek istemiyorsanız, telefonun registry’sinde bir ayarı deÄŸiÅŸtirmeniz gerekiyor. Bu iÅŸlem için iki yöntem kullanılabilir:

  1. CERegEditor programını bilgisayarınıza yüklersiniz. Programı çalıştırıp telefona baÄŸlandıktan sonra, HKEY_CURRENT_USER – Control Panel – Phone yolunu izleyip oradaki ShowSIM seçeneÄŸinin deÄŸerini 0 yaparsanız artık SIM karttaki numaralar görünmeyecektir.
  2. Diğer ve daha kolay yöntem ise, OS RegTweaker programını indirip telefon içinden çalıştırmak. Yazılım telefonun derinliklerine hükmetmenizi sağlıyor. İlk sayfadaki Show SIM Contacts seçeneğini off yapıp değişiklikleri uyguluyoruz. (Apply Tweaks)

Kablosuz aÄŸ özelliÄŸi bayağı becerikli. Kullanıcı doÄŸrulamalı proxy ve Linux firewall üzerinden Internet’e sorunsuz çıkabiliyor.

Her türlü şifre, parola vb. bilgilerinizi güvenli bir şekilde saklamak için ücretsiz ve açık kaynaklı Keepass uygulamasını kullanabilirsiniz. Programın Windows Mobile sürümü de var ve hem yetenekli hem de kullanması kolay bir uygulama.

Telefonla gelen Office Mobile programı yeni dosyalar oluşturmaya izin vermiyor. Bunun için geliştirilmiş Modaco DoNew adlı çözümü yükleyerek bu sorunu da aşabiliyoruz.

Türk insanının pek alışık olmadığı halbuki mesela ABD’de çok popüler olan önemli bir ihtiyaç da kiÅŸisel finans/gelir gider uygulamaları. Quicken neredeyse her Amerikan vatandaşının bilgisayarında yüklüdür. Bilgisayar başında olmadığımız saatlerde ise Windows Mobile yüklü cep telefonları gelir-gider takibini yapabilmek için çok uygun aletler. Bir mobil uygulama yükleyerek her yerde kullanabilir ve “hesabınızı bilirsiniz.” Nitekim ücretli ve ücretsiz yüzlerce İngilizce uygulama var. Hiç Türkçe uygulama – en azından smartphone için – bulamadım.
KeepSavin
DenediÄŸim ücretsiz onlarca program içinde en kullanışlı olanı KeepSavin’ idi. Ufacık boyutlu ama çok güzel özelliklere sahip. Açılırken direkt o günün tarihiyle harcama giriÅŸ ekranı geliyor. Çoklu giriÅŸ özelliÄŸi sayesinde arka arkaya hızlı gelir/masraf kaydı yapılabiliyor. İşlemler kategorilere ayrılabiliyor. Farklı döviz türleri kullanılabiliyor. İşlemlere detaylı açıklama girilebiliyor. Günlük ve aylık harcama raporları alınabiliyor. Raporlar CSV ve Quicken formatlarında bilgisayara aktarılabiliyor. Velhasıl tam iÅŸini yapan bir uygulama.

Program güzel ama simgesi biraz can sıkıcı. Windows Mobile içindeki herhangi bir uygulamanın simgesi değiştirilemiyor. Kısayol programları kullanılabiliyor ancak bunlar genelde ücretli ve bir programın daha hafızada çalışıyor olması anlamına geliyor. Neticede vardığım çözüm şöyle oldu:

  1. Telefonda kurulu programın EXE dosyasını bilgisayara alıyoruz.
  2. Ücretsiz ResHacker programını indiriyoruz. Bu program EXE dosyalarının içindeki simgeleri dışarı alabiliyor ya da bu simgeyi bir başkasıyla değiştirebiliyor.
  3. Internet’ten -mesela ÅŸuradan – bir simge dosyası (ICO uzantılı) buluyoruz.
  4. EXE dosyasının simgesini değiştireceğiz ancak, WM6 programları güvenlik için imzalanmış (signed) olduğundan değişiklik sonrasında program çalışmıyor. Sorunu aşmak için imza sökücü programımızı indiriyoruz. Bu program MS-DOS komut satırından çalışıyor. Dosyanın adını parametre olarak veriyor (unsigner keepsavin.exe) ve çalıştırıyoruz.
  5. Åžimdi ResHacker’i kullanarak EXE dosyamızı açıyor ve Action menüsünde Replace Icon seçeneÄŸi ile simge dosyamızı programın içine yerleÅŸtiriyoruz.
  6. Sonrasında geriye EXE dosyayı tekrar telefona kopyalamak ve telefonu kapatıp tekrar açmak kalıyor.

Telefonun içine iÅŸletim sistemi koyarsanız böyle oluyor iÅŸte… Bu macera burada bitmez.

Facebook, -şöhreti, getirdikleri ve hakkındaki iddialar bir yana- sonuçta bir yazılım… Bu kadar çok kullanılan bir uygulamanın arkaplanında ve teknik altyapısında neler var?

Önce birkaç istatistik… (Facebook sayfasından)

  • Siteye ortalama her gün 250 bin yeni kayıt oluyor.
  • Ayda ortalama 65 milyar sayfa gösterimi var.
  • Kullanıcıların en az yarısı her gün giriyor.
  • Dünya’nın en çok kullanılan fotoÄŸraf paylaşım uygulaması… En yakın üç rakibinin toplamından daha fazla resim gösterimi yapılıyor.
  • Facebook platformunu kullanan 7 binden fazla uygulama yazılmış. Her gün yüzden fazla yeni uygulama ekleniyor.

Teknik altyapıya gelince…

  • Neredeyse tamamen açık kaynaklı uygulamalar kullanılmış.
  • Yazım dili PHP. Arka planda çalışan bazı uygulamalar Java, Python ve Perl kullanıyor. Ayrıca C++ uyumlu uygulamalar için gcc ve Boost kütüphaneleri kullanılmış. Yine, c++ uygulamalarının daha saÄŸlıklı çalışması için kendileri phpembed adlı bir kütüphane yazmışlar.
  • Sunucularda Linux yüklü. Web server olarak Apache kullanılıyor. Dünyanın her yerinde hızlı çalışması için içeriÄŸin çoÄŸunu Akamai sunucularında tutuyorlar.
  • Sistemde 2 milyardan fazla fotoÄŸraf dosyası yüklü. Bunlar diskte yaklaşık 200 terabyte yer tutuyor. Kullanıcılar her hafta 80 milyon civarında resim yüklüyor. Her fotoÄŸraf için 4 ayrı boy tutulduÄŸundan, bu 300 milyondan fazla resim dosyası demek. OluÅŸan yoÄŸunluÄŸu karşılayabilmek için, yüklenen fotoÄŸrafları iÅŸleyen bir çok sunucu var. Ayrıca bir grup sunucu, iÅŸlenmiÅŸ fotoÄŸrafları Akamai’ye gönderiyor. Bazı fotoÄŸrafları tutmak üzere kendi dosya sunucuları da var.
  • Veritabanı olarak MySQL kullanılıyor. Birbirine baÄŸlı binlerce MySQL veritabanları var.
  • Veritabanından bilgi çekmek çok yavaÅŸ olduÄŸu için cache (önbellek) mekanizması kullanılıyor. memcached isimli açık kaynaklı uygulamayı kendi yazdıkları kodlarla geliÅŸtirmiÅŸler. (detaylı bilgi)
    • Sitenin neredeyse belkemiÄŸi bu uygulama. Kullanıcı profillerini, arkadaÅŸ bilgilerini, uygulamaları hep önbellekte (RAM’de) tutuyor ve çok hızlı gelmesini saÄŸlıyorlar.
    • 400′den fazla memcached sunucusu var.
    • 5 Terabyte’dan fazla RAM önbellekleme için kullanılıyor.
    • memcached sorgularının daha hızlı çalışması için TCP yerine UDP portunu kullanmışlar.
    • Ayrıca APC kütüphanesini kullanarak sayfa görüntülemeyi 30 kat hızlandırmışlar.
  • Kendi yazdıkları site içi arama motorunu kullanıyorlar. Ayda 1 milyara yakın arama yapılıyor. Önbellek için 2 terabyte civarında RAM ayrılmış. Ortalama sonuç süresi 100 milisaniye civarında imiÅŸ.
  • Yazdıkları kodu yerinde debug etmek için phpsh adlı bir komut satırı kütüphanesi yazmışlar. Ana bilgisayara yükleyip baÄŸlandığınızda komut satırından php kodları yazıp çıktısını görüyorsunuz.
  • Versiyon yönetimi için Subversion ve git kullanıyorlar.

Yani, Facebook olmak istiyorsanız altyapınızı da ona göre kuracaksınız.

Sanal Dünyalar Forumu (Virtual Worlds Forum) 23-26 Ekim tarihleri arasında Londra’da yapıldı. Foruma 80′den fazla üzerinde uluslararası konuÅŸmacı, 23 ülkeden 480 uzman ve dinleyici katıldı.

Second Life ile popülerleşen sanal dünyaların geleceğinin konuşulduğu forumda çok güzel sunum ve oturumlar var. Resmi blog sitesinden olup bitenleri ve konuşmaların mp3 halini takip edebiliyorsunuz.

Çok enteresan baÅŸlıklar var, keÅŸke mümkün olsa da, tüm konuÅŸmaların transkriptlerini yayınlasalar…

İlgimi çeken konulardan bazı baÅŸlıklar…

  • Sanal dünyalarda ÅŸu anda ikinci dalga yaÅŸanıyor. Önce, herkes merakla daldı, ÅŸimdi ise düzenli yatırımlar ve iÅŸ fikirleri tartışılıyor.
  • Sanal Dünyalar Forumu

  • Google bu iÅŸe de el atmış. Kendi sanal dünyasını yazıyor. Bu, resmen doÄŸrulanmasa da, foruma katılanlar diyor ki : “Yazdıklarını biliyoruz, çünkü arkadaÅŸlarımızı iÅŸe aldılar.” Gelirini reklamdan elde eden Google’ın böyle bir cennete el atması beklenirdi.
  • Sanal dünya tasarımlarının gerçek hayatta üretilmesi planlanıyor. Mesela Armani’nin sanal dükkanında beÄŸendiÄŸiniz bir giysi gerçekte de üretilebilecek. Åžimdilik garip geliyor ama 3 boyutlu yazıcıların yaygınlaÅŸmasıyla buna da alışacağız sanırım.
  • Pazarda yeni hedef çocuklar ve gençlere özel sanal dünyalar tasarlamak… Çünkü “gençler sanal dünyalar hakkında konuÅŸmuyor, direkt gidip katılıyor.”
  • Cep telefonu ve mobil cihazlar sanal dünyalarla iletiÅŸim için kullanılacak. Mesela Second Life’ta o sırada online olmadığınızda size gelen bir mesaj cep telefonunuza da SMS olarak gelecek. Ya da, Windows Mobile üzerinde çalışan bir Second Life sürümü düşünün. Hatta Japonya’da böyle bir ÅŸey yapılmış bile…
  • Sosyal aÄŸlarla sanal dünyaları birleÅŸtirecek çözümler aranıyor. En büyük sorun, genelde sosyal aÄŸlarda gerçek bilgiler kullanılırken, sanal dünyalarda gizli ve bilinçaltı karakterler kullanılıyor.
  • Sanal dünyalar ve bağımlılık ya da asosyalleÅŸme önümüzdeki yılların çok tartışılan konuları olacak.
  • Oyuncakçılar sanal dünyaları keÅŸfetti. Barbie ve Lego bunun ilk örnekleri… Yine hedef çocuklar. Åžimdiden bir iki örnek var. Daha önce bahsettiÄŸimiz “shifthappens” sunumunun yeni versiyonunda geçen bir cümleye dikkatinizi çekerim: “Amerika’da bugün 4 yaşındaki çocukların %70′i bilgisayar kullandı. ”
  • Çocuklar gibi ileride diÄŸer bir hedef yaÅŸlılar… Çünkü yaÅŸlılarda duygusallık yüksek ve boÅŸa harcayacak çok paraları oluyor.
  • Amerika’da büyük ÅŸirketler toplantı ve eÄŸitimler için gittikçe artan bir oranda sanal dünyaları kullanmaya baÅŸladı. Mesela iÅŸe girdiÄŸinizde size aynı zamanda bir Second Life hesabı açılıyor ve ilk eÄŸitimlerinizi orada alıyorsunuz. Sıradışı deÄŸil mi? Bu durum tabii baÅŸka bir konuyu gündeme getiriyor. Ya o karakterinizi kullanarak iÅŸ dışında da Second Life’ta bir ÅŸeyler yaptıysanız? (ki muhtemelen yapacaksınız.) Åžirketiniz sizi izler mi?

Åžu dünyada ( hangisinde :-) ) neler oluyor…

30 Ekim 2007

Internet | Teknoloji

Aslında sanallaÅŸtırmadan bahsederken geleceÄŸin teknolojisi olarak anlatmak yanlış. Çünkü neredeyse 40 yıldır varolan bir terim ve kullanım… Ancak, son dönemde yeni geliÅŸtirilen özellikler ve donanım teknolojileri sayesinde yeniden popüler oldu. Gelecekte özellikle iÅŸ uygulamalarında yıldızı parlak olacak.

Sanallaştırma (Virtualization), en basit haliyle, bir bilgisayar üzerinde birden çok işletim sistemini aynı anda çalıştırmak olarak tanımlanabilir. Örneğin Windows XP yüklü bilgisayarımızda, bir pencere içinde Linux çalıştırabilir ve tüm donanım özelliklerini Linux içinden de kullanabiliriz.

Sanallaştırma işlemi bir çok amaçla kullanılıyor. Örnek vermek gerekirse;

  • MS-DOS için yazılmış bir programı yeni bir bilgisayarda program üzerinde deÄŸiÅŸiklik yapmadan çalıştırabiliriz.
  • Güçlü bir bilgisayara birden çok iÅŸletim sistemi kurarak donanım maliyetlerinden tasarruf edebiliriz. Bir firmanın sayfasında %70′e kadar maliyet düşüşünden bahsediliyor.
  • Bir uygulamayı sanal iÅŸletim sistemine kurup, daha sonra fiziksel bir deÄŸiÅŸiklik gerektiÄŸinde, örneÄŸin yeni bir ana bilgisayara geçilirken sanal iÅŸletim sistemini durdurup, iÅŸletim sistemi dosyasını yeni bilgisayara taşıdıkta sonra tekrar çalıştırarak kaldığımız yerden devam edebiliriz.

SanallaştırmaSanallaştırma işlemi değişik seviyelerde yapılıyor. Mesela platform sanallaştırması bir bilgisayarda birbirinden bağımsız işletim sistemlerini kaynakları paylaştırarak çalıştırmayı sağlıyor. Çok detaylı bir konu ama şöyle bir örnek verebiliriz: 8 işlemcili bir bilgisayara 8 ayrı sanal işletim sistemi kurup her birine ayrı işlemciler ve RAM kaynakları tahsis edilebiliyor.

Son dönemde hosting şirketleri bu yöntemi kullanarak isteyenlere sanal özel sunucu denilen (VPS) bir hizmet sunmaya başladılar.

Bu konuda pazarın güçlü oyuncusu VMvare hakkında bir teknik doküman şurada yer alıyor.

Ayrıca Microsoft’un stratejileri ve diÄŸer bir oyuncu Xen hakkındaki bu sunum teknik anlamda faydalanılabilecek kaynaklar…

Sektördeki bir çok firma, sanallaÅŸtırma alanında çalışmalar yapıyor. Neler olup bittiÄŸini anlamak için bu ve bu yazıları okuyun. Amerika’daki bir araÅŸtırma ÅŸu anda En büyük 1000 firmada %29 oranında sanallaÅŸtırmaya ilgi duyulduÄŸunu gösteriyor.

Yazı içindeki baÄŸlantılardan bu konu ile ilgili bir çok detay öğrenilebilir. Gelelim, bir biliÅŸim öğrencisi için gelecekte bu konuda ne gibi fırsatlar olduÄŸuna…

Donanım, ağ ve işletim sistemleri konusunda kariyer yapmak isteyen öğrenciler sanallaştırma üzerine geleceklerini kurabilirler. Bu noktada öğrenilecek çok şey var. Öncelikle şu harika makale okunmalı. Daha sonra, makalede geçen ürün ve kavramlar (hypervisor gibi) hakkında detaylı bilgiler edinilmeli. Uygulamalı çalışmalar yapılmalı. Teknolojik gelişmeler ve etkinlikler yakından takip edilmeli.

Yazılım üzerinde kendini geliÅŸtirecek öğrenciler için de sanallaÅŸtırma büyük fırsat… Sanal makineleri yönetecek uygulamalar, sanal makineler arası haberleÅŸme ve transfer yapacak uygulamalar, yedek alma, web üzerinden sanal makinelere ulaşım uygulamaları geliÅŸtirilebilecek yazılımlardan birkaçı… Bunların bir kısmı zaten yazılmış durumda ama genelde üst düzey uygulamalar…

Bir diÄŸer alternatif, kendi sanal sisteminde çalışacak uygulamalar geliÅŸtirmek… Programı tüm özellikleri ile geliÅŸtirip, müşterilere olduÄŸu gibi sanal sistemiyle veriyorsunuz. Dosyayı sanal sunucusunda çalıştırdığında hazır kurulu uygulama olarak kullanabiliyor.

Bunlar ÅŸu anki vizyonla üretilmiÅŸ fikirler… Konu ile ilgili teknik bilgiler derinleÅŸtikçe çok uç noktalara ve çözümlere ulaşılabilir. Bu da size kalmış.

Bu makalenin çıkış noktası aslında Microsoft’un yeni iÅŸletim sistemi Windows 7′nin çekirdeÄŸini tanıtmasıydı. Windows 7 çekirdek düzeyinde sanallaÅŸtırma destekleyecek. Bu noktada rakip taraftan RedHat Linux ekibinin teknik ÅŸefi gelecek vizyonu özetliyor:
“Varolan modeli deÄŸiÅŸtirmeye çalışıyoruz. Normalde, iÅŸletim sistemini alırsınız, sanal sunucu programını alırsınız ve sistemi kurarsınız. Halbuki daha entegre sistemler kurulmalı”.
Yani, sanallaÅŸtırma yeteneklerini içinde barındıran ve iÅŸlemcilerle en alt düzeyde haberleÅŸerek maksimum performansı saÄŸlayan iÅŸletim sistemleri…
Önümüzdeki yıllar masaüstü sistemlerde sanallaÅŸtırmanın parladığı yıllar olacak. Donanım ve sistem yazılımı alanında geleceÄŸini kurmak isteyen öğrenciler için sanallaÅŸtırma uzmanlığı iyi bir fırsat…

Bilgisayar mühendisliğinde okuyorum. Henüz hangi alana yönelmem gerektiğine karar veremedim. C# mı öğrenmeliyim, Java mı? Web işine girsem olur mu? Robotla mı uğraşsam, ağ yönetmeyi öğrenip Cisco ya da MCSE mi alsam? Ben gelecekte ne olacağım?

Bugün bir çok üniversite öğrencisi aynı duyguları bir ÅŸekilde yaşıyor olmalı… Okul bittikten sonra, baÅŸdöndürücü bir hızla ilerleyen teknolojinin neresinden tutulabilir sorusunu cevaplamaya çalışalım. Hedef para kazanmak, çok para kazanmak, şöhret kazanmak, kendimizi tatmin etmek, sadece millete hizmet etmek, yeni buluÅŸlar yapmak gibi çok çeÅŸitli bir yelpazede olabilir. Amacımız bilgilendirmek… Seçimi yapıp geleceÄŸine karar vermek okuyanlara kalmış.
Yazı çok fazla link içeriyor. Onlara bakarken konudan kopmamaya çalışın.

Önce Geleceğin 10 Web Eğilimi ile başlayalım:

1- Semantik WebWeb 3.0

“Web için bir hayalim var, öyle ki bilgisayarlar web üzerindeki bütün veriyi, içerikler, linkler ve insanlarla bilgisayarlar arasındaki bütün iÅŸlemler gibi, analiz etmeye muktedir olacaklar. Henüz ortaya çıkmamış olsa da, ortaya çıktığı zaman Semantic Web ticaretin günlük mekanizmaları, bürokrasi ve günlük yaÅŸamlarımız birbiri ile konuÅŸan makinalar tarafından yürütülecek. İnsanlığın asırlardır konuÅŸup durduÄŸu “akıllı ajanlar” nihayet gerçekleÅŸecek.”

Internet’in mucidi olarak adlandırılan Tim Berners Lee’nin ortaya attığı bu kavram yukarıdaki sözlerinde açıkça anlaşılıyor.

Temel olarak, tüm web uygulamaları belirli protokolleri kullanarak içerik üretecekler. Bu içerik başka site ve uygulamalar tarafından erişilebilecek ve bir araya getirilebilecek. Şu sayfadan aldığım metni paylaşayım:

“Semantik Web Projesinin amacı, internetteki milyonlarca bilgiyi tasniflemek. Örnek olarak, internetin ve e-ticaretin bu yüzyıl içinde katedeceÄŸi yolu göz önüne alırsak, ilk kitap sipariÅŸini 18 yaşında yapan bir kiÅŸi, 50 yıl sonra 68 yaşında geldiÄŸinde internetten yaptığı tüm sipariÅŸlerin dökümünü alabilir, bunları ürün tipi veya satıcı bazında tasnifleyebilir. “

Son olarak, şu yazı güzel bir açıklama olabilir.

2- Yapay Zeka

Bilgisayar tarihinin en eski konularından birisi olan yapay zeka hakkında google’da tonlarca sonuç bulabilirsiniz. Yapay zekanın web üzerinde kullanımı ise genelde arama motorları, siteler için akıllı yardımcılar, borsa vb. analiz yazılımları gibi uygulamalarda görülüyor. Arama motorlarına örnek olarak hakia, site içi yardımcılara örnek olarak Botego verilebilir.

Yapay zeka kullanılarak web sitelerinin sınıflandırılması hakkında şu bildiri güzel fikirler veriyor.

3- Sanal Dünyalar

Second Life sanal dünyaların geleceÄŸi hakkında herkese bir fikir verdi. Daha ÅŸimdiden onlarca sanal dünya var. Barbie bebekler için bile bir site kuruldu. Gartner, 2011′de Internet kullanıcılarının %80′inin bir sanal dünya üyeliÄŸi olacağını tahmin ediyor. Bunlar korkutucu ama büyük ihtimalle gerçekleÅŸecek tahminler…

Yazılımcı, tasarımcı ya da ağ uzmanı her ne olursanız olun, bir sanal dünya üretmek, üreten takımlarda yer almak gelecekte iş yapacak.

4- Mobil araçlar

Son dönemde mobil yazılım üretme ile ilgili kütüphaneler, APIler, bağlantı teknolojileri o kadar arttı ki; gelecekteki popülariteyi tahmin etmek artık hiç zor değil.

Önümüzdeki yıllarda, çok özellikli telefonlar, cep telefonundan TV izleme, uydu haritaları temelli hizmetler (GPS, alışveriş, yaşanılan yere bağlı resmi ya da ticari servisler), iPhone + torunları + rakipleri hepimizin konuştuğu bazılarının da üzerinde iş yapıp para kazandığı konular olacak.

5- Kullanıcıya özel hizmetler

İlgilendiğiniz alan ya da ürünlerle ilgili olarak size sürekli bilgi veren, fırsatları haber veren, tavsiyelerde bulunan ve sizi devamlı bir tüketime iten yeni şirketlere ve servislere hazır olun.

Evlere DVD servisi, Internet üzerinden davet vb. organizasyon hizmetleri, sizin adınıza piyasayı takip edip indirimleri bildiren alışveriş yardımcıları bugün işe yarıyorlar. Gelecekte daha gelişmiş yetenekleriyle yine işe yarayacaklar.

Bu konuda İngilizce detaylı bir yazıyı şurada okuyabilirsiniz.

6- Web servisleri

Aslında diÄŸer konularla baÄŸlantılı olarak, burada bahsettiÄŸimiz servisler web sitelerinin içeriklerini dışarıya belli API kütüphaneleri yoluyla vermeleri… Mesela Amazon’un, Flickr’in REST API’si kullanmaları gibi… Microsoft’un SOAP’ı gibi…

Servis yönelimli mimari konusunda ÅŸu yazıyı, REST ve SOAP karşılaÅŸtırması için ÅŸu İngilizce yazıyı okuyun. Fazlası için araÅŸtırma yolu açık…

7- Online Video ve Internet Televizyonu

Youtube’den sonra Internet’in gidiÅŸi deÄŸiÅŸti. İnsanlar çektikleri ya da elde ettikleri videoları deli gibi online ortama göndermeye baÅŸladı. AraÅŸtırmalar gösteriyor ki, ÅŸu anki çılgınlık önümüzdeki yıllarda yaÅŸanacak olana nispeten hiç bir ÅŸey. Bu sektörden nasıl para kazanılacağı konusu tam olarak netleÅŸmiÅŸ deÄŸil. Ama özellikle reklam gelirleri çok siteyi zengin ediyor.

Yeni bir konsept de Internet televizyonu… BaÄŸlantı hızlarının artmasıyla, 3-5 yıl içinde resmen patlama yapacak. Özellikle senelerdir söylenen, “istediÄŸin zaman, istediÄŸin programı seyret” formatlı yayın sistemi günlük alışkanlık haline gelecek. Joost’un görüntü kalitesini izleyen bilir. Teknik altyapısını ise ÅŸu youtube videosundan anlamaya çalışabilirsiniz. Yakın gelecekte Internet baÄŸlantılı kutular içinde joost yüklü olarak gelecek ve televizyona baÄŸlayarak yayınlar izlenebilecek.

Tabii bunları anlatırken amacımız “adamlar yapmış” demek deÄŸil, yarın hangi iÅŸyerinde çalışacağınızı ya da kendinize nasıl bir iÅŸ kuracağınızı belirlemeniz…

8- Zengin Internet Uygulamaları (RIA)

Bu konuda direkt alıntı yapayım:

Browser ortamının getirdiÄŸi teknik kısıtlamalar nedeniyle web uygulamaları kullanıcıların beklentilerini ve standart masaüstü uygulamaların sunduÄŸu interaktiviteyi karşılamada yetersiz kalması üzerine Zengin İnternet Uygulamaları (RIA – Rich Internet Applications) konsepti ortaya çıktı.

Zengin İnternet Uygulamalarının Sunduğu Avantajlar :

  • Kullanıcıları sezgisel olarak yönlendirebilen ve geliÅŸmiÅŸ interaktiviteye sahip olan kullanıcı arayüzleri.
  • Yüksek kalitede görsel efektler ve animasyonlarla desteklenebilen raporlama ekranları, grafikler ve tablolar.
  • Hızlı kullanıcı arayüzleri
  • Platform bağımsızlık
  • Çok kullanıcılı sistemlerde kolay kurulum
  • GeniÅŸlemeye müsait modüler altyapı.


Zengin Internet uygulamalarının bugün bilinen en iyi örneÄŸi gmail uygulaması… Gelecekte çok daha farklı seçenekler ise geliyor. Buyrun Adobe AIR platformu ve Flex, Microsoft WPF ve Silverlight, Ajax, OpenLaszlo

9- Uluslararası Web

Åžu anda özellikle Internet altyapısı sebebiyle, ABD en büyük Internet kullanıcısı… Ancak önümüzdeki yıllarda bu denge deÄŸiÅŸecek. Çünkü diÄŸer ülkelerdeki Internet kullanıcıları sayısı gittikçe artıyor.

Yapılan bir araştırmaya göre, Amerikan sitelerinin trafiğinin dörtte üçü uluslararası ziyaretçilerden geliyor. Dolayısıyla önümüzdeki 10 yıl içinde, ABD dışındaki ülkelere yönelik içerik ve hizmetler, sitelerin farklı dillere çevrilmesi gibi çalışmalar önem kazanacak.

10- KiÅŸiselleÅŸtirme

Birçok site kiÅŸiselleÅŸtirme hizmeti veriyor ama Google iGoogle hizmetini devreye soktuÄŸunda çok ses getirmiÅŸti. Hemen “anahtarlarım nerede” esprisi devreye girdi.

Ekranınızı istediÄŸiniz gibi düzenlemek, e-maillerinizi farklı kategorilerde takip edebilmek, alışveriÅŸ sitesinde size özel sayfalar ve teklifler görmek kiÅŸiselleÅŸtirme denildiÄŸinde akla gelenler…

Güvenlik ve kişilik hakları sebebiyle henüz çekimser yaklaşılsa da, daha çok insan bilgilerini online ortama aktardıkça bu sektör iyice şekillenecek.

Özetle web ile ilgili tahminler böyle…
KarşılaÅŸtığım bir yazı üzerine baÅŸlayan konu geliÅŸerek bayağı büyüdü. Farklı alanlardaki “geleceÄŸin teknolojilerine” baÅŸka yazılarda deÄŸiniriz.

Cep telefonu kullanımı yaygınlaÅŸtıkça, ailelerde çocuklarına cep telefonu alma ve kullanımını denetleme konusundaki endiÅŸe ve tartışmalar da arttı. Okullarda, ders içinde cep telefonu kullanmak Milli EÄŸitim Bakanlığı’nın genelgesiyle yasaklandı. Bunlar iÅŸin asayiÅŸ tarafı… Peki, cep telefonunu eÄŸitim amaçlı olarak derslerde kullanamaz mıyız? Elbette kötüye kullanım vb. problemlerle karşılaşılacak ama bunlar zaten üstte bahsettiÄŸimiz konuya giriyor.

Cep telefonunu eğitimde nasıl kullanabiliriz?

Kameralı cep telefonunu okulda kullanmanın yolları;

  • Tahta arÅŸivi olarak: Bir sorunun tahtadaki çözümünü, bir formülü vb. silinmeden önce saklamak istediÄŸiniz olmuÅŸtur. FotoÄŸrafını çekin, bilgisayarınıza kaydedin ya da Internet ortamında paylaşın.
  • Tarayıcı olarak: Bir kitapta gördüğünüz ya da kendi yazdığınız bir sayfanın fotoÄŸrafını çekerek saklayın ya da OCR programından geçirerek yazıya dönüştürün.
  • Öğrencilerin yüzlerini hatırlamak için : Gerçi not defterlerinde öğrenci fotoÄŸrafları oluyor ama olmadığı zamanlarda öğrencilerin adlarını ve yüzlerini unutmamak için kullanın.
  • Delil olarak : Biraz garip bir kullanım ama bir olayda insanın kendisini ya da öğrencileri korumak için gerekebilir.
  • Ödev verirken : Öğrencilere dersle ilgili bir fotoÄŸrafı çektirip sınıfta mesela Bluetooth yoluyla bilgisayara kaydederek sınıfta gösterin ya da deÄŸerlendirin.
  • Internet sitesi için : EÄŸer sınıfın, okulun bir websitesi varsa, fotoÄŸraflar çekip yüklemek hatta mobil bloglama için kullanılabilir. Bu konuda Turkcell-im’in reklamları tahminen ilgiyi bu yöne çekecektir.
  • Yıllık için : Derste ya da okulda hatıra olarak kullanılabilecek fotoÄŸraflar çekip, sene sonunda bir yıllık ya da hatıra albümü yapılabilir.

Yabancı dil sınıfında cep telefonu kullanmanın yolları;

  • Anında tartışma ve öğrenme fırsatları: Bir sorunun, yazının vb. fotoÄŸrafını çekin. Bilgisayara aktarın, projeksiyon cihazı ya da elektronik tahta varsa yansıtın. Üzerinde tartışın ve ders yapın.
  • Telaffuz ölçme : Öğrencilerin okumasını, kelimeleri seslendirmesini kaydedin. Not vermek ya da eleÅŸtirme/geliÅŸtirme için kullanın.
  • Rol yapma alıştırmaları: Öğrencilerin konuÅŸma derslerinde oynadıkları skeç ya da diyalogları kaydedin. Ders anlatımı ya da sunum yapma gibi teknikleri kullanıyorsanız bu aktiviteleri yaparken videolarını ya da fotoÄŸraflarını çekin. Derste örneÄŸin bir oteli arayıp, telefonun dış hoparlörünü açın. Öğrencilerden birine telefonu verin. Yabancı dille rezervasyon yaptırın.
  • Ödev olarak : Öğrencilere tanıtılmasını istediÄŸiniz bir yerle ilgili ödev verin, hem videosunu çekip hem de yabancı dille anlatsınlar. Getirsinler, bilgisayara aktarıp deÄŸerlendirin.
  • Mobil bloglama: Biraz yukarıda bu kullanımı anlatmıştık ama yabancı dil için daha farklı kullanım alanları da olabilir. Mesela yurtdışına geziye giden bir öğrenci orası ile ilgili resim ve videoları, derse malzeme olabilecek bilgileri cep telefonu ile bir websitesine anında aktarabilir.
  • Ödev hatırlatma : Öğrencilerin cep telefonlarına ödev konularını, teslim tarihlerini vb. gönderin. Unutma ÅŸansları kalmasın.
  • Dil aktiviteleri : Öğrencilere faydalı olacağını düşündüğünüz metinleri, ses kayıtlarını, video görüntülerini, test ve quiz sorularını cep telefonlarına MMS ya da metin mesajı olarak gönderin. Öğrencilerinizi sokakta vb. gördükleri yabancı dildeki bir tabelayı, sözü, olayı kaydedip derse getirmeleri konusunda motive edin. Derste üzerinde tartışın. Faydalı bir ÅŸeyler yakalayan öğrencilerinizi onore edin. Bütün öğrenciler ilgi görmekten hoÅŸlanır.
  • E-kitap ve sesli kitaplar: Öğrencilerin seviyesine uygun yabancı dildeki elektronik kitapları ve sesli kitapları onların cep telefonlarına yükleyin. Dinlemelerini ve okumalarını teÅŸvik edin. Gerekirse bu kitaplardan sınavlar yapın.

Ayrıca

  • Mobil uygulamalar : Java destekleyen cep telefonları için sözlükten matematik hesaplama programlarına kadar bir sürü uygulama var. Öğrencilerin bunları kullanmalarını saÄŸlayın.
  • Bluetooth : Yukarıda farklı ÅŸekillerde kullanımından bahsettik. Özellikle dosya transferini kolaylaÅŸtırması açısından, bu teknolojinin sınırsız kullanım imkanı var.

Kaynaklar :
- http://www.edutechie.com/2007/06/8-ways-to-use-camera-phones-in-education/
- http://joedale.typepad.com/integrating_ict_into_the_/2007/06/how_to_use_came.html
- http://www.hltmag.co.uk/may06/sart02.htm
- http://www.k12handhelds.com/101list.php

Yazılım teknolojileri, donanım yeniliklerine baÄŸlı olarak geliÅŸiyor. Web programlama dillerindeki artışın sebeplerinden biri, geniÅŸbant Internet’in yaygınlaÅŸmasına baÄŸlı olarak daha hızlı web uygulamalarının geliÅŸtirilebiliyor olması.

Donanımda yeni teknolojiler

Microsoft Donanım Grubu’nun hazırladığı, “Hardware Trends and Technologies” adlı sunumda, donanım alanındaki yönelim beÅŸ ayrı baÅŸlıkta incelenmiÅŸ:

Donanımda trendler

Çekirdek bileşenler:

  • Moore kanunu iÅŸlemeye devam edecek. Yani iÅŸlemcilerde transistör artışı ve buna baÄŸlı olarak daha güçlü iÅŸlemcilerin piyasaya çıkışı bekleniyor.
  • Çift çekirdekli, dört çekirdekli derken ÅŸimdi sırada sekiz çekirdekli iÅŸlemciler var.
  • Sanal makineler ve iÅŸletim sistemi sanallaÅŸtırması yaygınlaÅŸacak. Bugünkü bilgisayarlar yeterli güce sahip olduklarından, iÅŸletmeler bir sunucuda birden çok iÅŸletim sistemini çalıştırmayı tercih edecekler.
  • Ekran kartları ve grafik iÅŸlemciler daha güçlü olacak.

Hafıza ve depolama:

  • Daha büyük kapasiteli harddiskler yolda. Terabyte harddisklerle tanışacağız.
  • Hibrit (üzerinde flash memory bulunan) harddiskler yaygınlaÅŸacak. Özellikle Vista’nın bilgisayarın daha hızlı açılmasını saÄŸlayan Ready Boost özelliÄŸi bunda etkili olacak.
  • USB taşınabilir harddiskler ve mini bellekler yeni Kablosuz USB standardı sayesinde günlük kullanımın bir parçası olacak.
  • Gigabit Ethernet’in kullanımı ile iSCSI (TCP-IP aÄŸ üzerinden hızlı data transferi) cihazları çıkacak. Böylelikle aÄŸ üzerinden yedekleme vb. iÅŸler kolaylaÅŸacak.

BaÄŸlanabilirlik:

  • Kablosuz aÄŸ yaygınlaÅŸacak. 802.11n cihazlar zaten piyasaya çıktı. Wimax kullanımı artacak.
  • 100 metreye kadar kısa mesafelerde yüksek hızlı iletiÅŸim saÄŸlayan UWB (Çok geniÅŸbant) uyumlu cihazlar piyasada olacak.
  • 3.nesil cep telefonları kullanımı yaygınlaşırken 4.nesil (IP tabanlı) telefonlar hayatımıza girecek.
  • IP standardı ortak cihaz dili olacak. Televizyonlar, telefonlar, elektronik cihazlar birbirleri ile TCP-IP üzerinden haberleÅŸecek.

Kullanıcı elektroniği:

  • KonuÅŸma tanıma teknolojisi geliÅŸerek kullanıma girecek.
  • LCD ekranlar, HDTV vb. görüntü teknolojileri büyük ilerlemeler kaydedecek.
  • Bilgisayarlar oturma odasına girecek.
  • Kameralı cep telefonları daha kaliteli ve yüksek çözünürlükte çekim yapma kapasiteleri ile birlikte yayılacak.
  • Elde taşınabilen bilgisayarlar (UMPC vb.) kullanılacak.

Piller:

  • Batarya teknolojileri geliÅŸecek, kullanım süresi artacak.
  • Yakıt pilleri günlük kullanıma girecek.
  • Elektronik cihazlar gittikçe daha az güç tüketir olacaklar.

Dünya değişiyor

  • Amerikan Çalışma Bakanlığı’nın tahminlerine göre, bugünkü öğrenciler 38 yaşına geldiklerinde, 10-14 iÅŸ deÄŸiÅŸtirmiÅŸ olacaklar.
  • Günümüzde her dört çalışandan biri, iÅŸyerinde bir yıldan daha az bir süredir çalışıyor. Çalışanların yarısı, iÅŸyerinde 5 seneden daha az süredir çalışıyor.
  • 2010 yılında en çok talep görecek olan meslekler, 2004 yılında hiç bilinmiyorlardı.
  • Bugünün öğrencilerini; henüz varolmayan iÅŸleri yapmak, henüz keÅŸfedilmemiÅŸ teknolojileri kullanmak, henüz bilmediÄŸimiz problemleri çözmek üzere yetiÅŸtiriyoruz.
  • EÄŸer Myspace bir devlet olsaydı, dünyanın en büyük 11. devleti olacaktı.
  • Cep telefonlarından her gün gönderilen kısa mesaj sayısı tüm dünya nüfusundan daha fazla…
  • Bir haftalık NewYork Times gazetesinde yer alan bilgiler, 18. yüzyılda yaÅŸayan bir insanın hayatı boyunca öğreneceÄŸi bilgiden daha çok.
  • Bu yıl, dünyada 40 exabyte’lık (4 x 10 üzeri 19) yeni bilgi üretilecek. Bu miktar bundan önceki 5000 yıldan daha fazla bir miktar.
  • Üretilen yeni teknik bilgi miktarı, her iki yılda bir ikiye katlanıyor. Yani, dört yıllık bir mühendislik fakültesine yeni baÅŸlayan bir öğrenci, üçüncü sınıfa geldiÄŸinde, ilk yıl öğrendiklerinin yarısı eski teknoloji olacak. Hatta 2010 yılında, bu ikiye katlanma miktarı her 72 saatte bir olacak.

Bu bilgileri Internet’te En İyi Sunum ödülünü alan bir sunumdan aldım. İstatistikleri herkesin anlayabileceÄŸi bir dille anlatan bu sunum aynı zamanda gözümüzü de korkutuyor. BiliÅŸim sektöründeki bizler, sürekli olarak kendimizi yenilemek, teknolojiyi takip etmek zorundayız.

Bir dükkan açıp mobilya mı satsak, ne yapsak? :)