Internet’teki en büyük alan adı satış firmalarından GoDaddy.com’un CEO’su olan Bob Parsons renkli bir kişiliğe sahip… Şirketler kurup büyüterek satmış, iflasın eşiğine gelip sonra tekrar zengin olmuş bir girişimci… Kendisiyle bu konuda yapılmış bir röportajı şurada okuyabilirsiniz.
Bob Parsons kendi sitesinde, “Hayatta Kalmanın 16 Formülü” adını verdiği tavsiyelerini yayınlıyor.
Tavsiyelerin Türkçeleştirilmiş hali şöyle:

  1. Rahatınızı bozun! Rahat koltuklardan başarı geleceğine inanmıyorum. İnsanlar “ama bu riskli” diyebilirler. Cevabım basit : “Risk sadece kadavralara lazım değildir”
  2. Asla vazgeçmeyin! Neredeyse hiç bir şey ilk seferinde istendiği gibi olmaz. İşe yaramıyor gözüken yöntemler aslında öyle olduğu için değil belki de sizin çalışma şeklinizden dolayı işe yaramıyordur. Kolay olsaydı herkes yapardı, sizin yapma fırsatınız hiç olmazdı.
  3. Vazgeçmeye karar verdiğiniz an, başarıya tahmininizden daha yakın olabilirsiniz. Sevdiğim ve doğru olduğuna inandığım bir Çin atasözü vardır : “Vazgeçme isteği, başarmak üzereyken en yüksek seviyeye çıkar.”
  4. Sıkıntılı anlarda, en kötü sonuca bile razı olmak yerine en kötünün seviyesini belirleyin. Çünkü aslında en kötü sonuç, önceden tahmin edilememiş sonuçlardır.
  5. Kendinizi yapmak istediklerinize konsantre edin. Neye odaklanırsanız, ona doğru gidersiniz.
  6. Fazla uzağa bakmayın. İçinde bulunduğunuz durum ne kadar kritik olursa olsun, çözümü uzaklarda değil bulunduğunuz zamanda arayın. Her şey gününde saatinde hallolur.
  7. Sürekli ileri gidin. Yatırımı asla bırakmayın. Gelişimi asla bırakmayın. Sürekli yeni bir şeyler yapın. Şirketinizi geliştirmeyi durdurduğunuz anda geri gitmeye başlar. Azar azar da olsa her gün daha iyiyi hedefleyin. Kaizen felsefesini unutmayın. Küçük ilerlemeler büyük sonuçlar doğurur.
  8. Çabuk karar verin. Bugünkü iyi bir plan, gelecekteki mükemmel plandan kat kat daha değerlidir.
  9. Her şeyin önemini ve başarısını ölçün. Yemin ederim ki bu böyle. Ölçülen ve izlenen şey gelişir.
  10. İyi yönetilmeyen her şey bozulur. Ne olduğunu anlamadığınız problemleri çözmek istiyorsanız, üzerinde yeteri kadar çalışmadığınız kısımlara bakmak için biraz vakit ayırın. Size garanti veriyorum, sorun orada…
  11. Rakiplerinizi kollayın, ama kendi işinize daha çok yoğunlaşın. Rakiplerinize baktığınızda uzaktan her şey güllük gülistanlık gözükebilir. Unutmayın, dünyaya bile yeteri kadar uzaktan bakınca huzurlu bir yer gibi görünüyor.
  12. İnsanların üzerinizde baskı kurmasına izin vermeyin. Kanuni olduğu müddetçe, siz de herkesin yaptığını yapma hakkına sahipsiniz.
  13. Hayatın adil olmasını beklemeyin. Adil değil. Siz kendi doğrularınız ve vicdani anlayışınıza göre hareket edersiniz.
  14. Problemlerinizi kendiniz çözün. Daha çok gelişir ve daha iyi çözümler bulursunuz. Sony’nin kurucularından Masura Ibuka der ki, “İş hayatında ya da teknolojide başkalarını takip ederek başarılı olamazsınız.” Ya da bir Asya atasözünde dediği gibi, “Akıllı adamın danışmanı kendisidir.”
  15. Çok ciddi olmayın. Rahat olun. Başarılarımızın en azından yarısı talihimiz sayesinde oluyor.
  16. Her zaman gülümsemek için bir sebep vardır. Onu bulun. En azından hayat nimeti var. Ömür kısa… Uzun yaşamak için değil, iyi yaşamak için buradayız.

Ekonomik krizin tüm dünyayı vurduğu şu günlerde ülkemizde de işten çıkarmalar başladı. Bilişim sektörü gibi temel ihtiyaçtan sayılmayan alanlarda çalışanlar, ne kadar uzman olurlarsa olsunlar maalesef bir masraf kalemi olarak görülüyorlar. Krizin hissedilmeye başladığı ilk anlarda kapının önüne konuluveriyorlar. Her biri bir dram, her biri üzücü hayat hikayeleri…

Ancak, bilişim uzmanları nispeten şanslı. Sahip oldukları bilgi birikimini ve yeteneklerini illa da bir şirket için kullanmak zorunda değiller. Hatta serbest çalışmaya, kendi işini yapmaya en müsait alanlardan birisi bilişim. Yeter ki, kendilerini geliştirmiş ve en azından temel seviyede İngilizce biliyor olsunlar.

Peki, diyelim ki başınıza olabilecek en kötü ihtimal geldi ve işinizden çıkarıldınız. Başka bir işe girmek de kriz sebebiyle zor. En azından sürekli bir işe girinceye kadar birşeyler yapmak lazım. Ne yapacaksınız?

Bu sorunun cevabını birkaç seçenekle verelim. Üstüne benzerlerini de siz ekleyin.

Öncelikle kesinlikle ümitsiz olmayın. Türkçemizde bu tür durumlarda ifade edilen ve bugünlerde sık duyduğumuz bir söz var: “Allah bir kapıyı kapatır, diğer kapıyı açar.” Diğer kapılara karşı inancınız ve ümidiniz tam olsun.

Gelelim yapılabilecek işlere…

Yeteneğinizi kiralayın

Özellikle bir yazılımcıysanız, sizin bilgilerinize para ödemeye hazır bir çok insan olduğunu bilin. Örneğin Rent A Coder sitesinde yaptırmak istediği işler için yazılımcı arayan kişiler açık azaltmalar düzenleyerek en uygun fiyat veren yazılımcıları seçiyorlar. İşlem şöyle gerçekleşiyor:

  1. Alıcılar işi yayınlıyorlar
  2. Yazılımcı fiyat teklifi yapıyor.
  3. Alıcının seçtiği kişi işi yapıyor. Bu sırada haftalık düzenli raporlar gönderiyor.
  4. Yazılımcı işi teslim ediyor.
  5. Alıcı onaylıyor.
  6. Yazılımcı parasını alıyor.
  7. Karşılıklı olarak birbirlerini değerlendiriyorlar.

Sitede bir yazılımcı için ipuçları, iletişim teknikleri, dokümantasyon için şablonlar içeren bir makaleler bölümü de var.

Bu konuda iş yapılabilecek diğer siteler şunlar:

Uzaktan çalışın

Uzaktan çalışma (telecommuting) özellikle Amerika’da çok popüler bir yöntem. Internet bağlantılarının iyi olması sebebiyle uzun yıllardır var ve popülaritesi gittikçe yükseliyor. Artık Türkiye’de de ADSL sayesinde uzaktan çalışmak verimli hale geldi.

Bu yöntemde genelde iş ilanlarına başvuruyor ve kabul edilirseniz verilen işleri şirketin bir elemanı gibi çalışarak yapıyorsunuz. Çalışmanızı periyodik raporlarla şirkete iletiyorsunuz. Bazı işler yazılı, sesli ya da görüntülü bağlantı gerektirebiliyorlar. Ya da bazı işler için arada sırada şirkete gelmenizi isteyebiliyorlar. Ama genelde evden çıkmadan iş yapabiliyorsunuz. Program yazmaktan teknik doküman hazırlamaya, test yapmaktan destek vermeye kadar bir çok alanda size uygun işler bulabilirsiniz.

Uzaktan çalışma ilanları bulabileceğiniz birkaç adres :

iPhone için uygulama yazın

Aslında bir yazılımcıya sadece iPhone için uygulama yazmayı tavsiye etmek dar bir kapsam sayılabilir. Ancak son dönemde en moda işlerden birisi bu. Ortak bir platform var, eğer yazdığınız uygulamayı kabul ettirebilirseniz hazır bir satış yeri var.

iPhone uygulamaları çok rağbet gördüğü için güzel bir gelir elde edebilirsiniz. Hatta isterseniz ücretsiz bir uygulama yazıp bağışlarla bile geçinebilirsiniz. Nitekim bir Türk yazılımcının iPhone’da olmayan kes/yapıştır özelliğini getiren ücretsiz uygulaması yüksek miktarda bağış almıştı.

iPhone uygulaması yazmak için işe yarayacak kaynaklar:

Ücretli destek verin

Geniş bant Internet’in yaygınlaşmasının en güzel yanlarından biri de uzaktan teknik yardım ve yönetim işlerini kolaylaştırması. Bilişim sektöründe bugün bir çok teknik sorun uzak bağlantılar yöntemiyle kolay ve masrafsız bir şekilde hallediliyor.

Uzman olduğunuz konularda, yardım ihtiyacı olan insanlara yazılı, sesli ve görüntülü bağlantı metotlarını kullanarak uzaktan ulaşabilir, sorunlarını çözebilir ve karşılığında ücret alabilirsiniz.

Mesela Crossloop.com sitesi bu tür bir teknik yardım topluluğu olarak hizmet veriyor. Uzman olduğunuz alanları ve müsait olduğunuz saatleri belirtiyorsunuz. Müşterileriniz size ulaşıp yardım talep ediyor. Siteden ücretsiz indirilebilen uzaktan yönetim programını kullanarak müşterinizin bilgisayarına müdahale ediyor ve sorununu çözüyorsunuz. Sitede uzmanlar hakkında başarı değerlendirmeleri yapılıyor. Böylece eğer insanları memnun edebiliyorsanız talibiniz de çok oluyor.

Benzer bir site de Experts Exchange. Bu sitede sorunlara verdiğiniz yazılı cevaplar sayesinde gelir elde edebiliyorsunuz. Google’ın benzeri amaçla kurduğu Google Answers sitesi 2 yıl önce kapandı ama sitedeki uzmanlar UClue.com’u açtılar. Yine bu sitede de uzmanlık alanınızdaki soruları cevaplayarak para kazanabilirsiniz. Yahoo’nun Answers sitesi ise gönüllü ve ücretsiz yardım esasına dayalı bir site. İsterseniz bu sitede cevaplar yazarak kazandığınız puanları reklamınız olarak kullanabilirsiniz.

Henüz benzer bir Türkçe site yok. Ama işte size iş fikri. İnsanlara para kazandırabileceğiniz böyle bir siteyi siz açın o zaman. 😉

Test Yapın

Geliştirilen yazılımlar ve web siteleri için üreticilerin bir test ekibi kurmaları her zaman mümkün olmuyor. UTest.com bu konuda yardımcı olmak üzere kurulmuş bir şirket. Siteye üye olan müşteriler, 150 ülkeden kayıtlı binlerce test uzmanına ürünlerini test ettirebiliyorlar.

Bir test uzmanı olarak UTest.com’a kayıt olabilir, bekleyen ürünleri test edip hata raporları girerek değerlendirme sonucuna göre ücret alabilirsiniz. Performansınıza ve ayırdığınız vakte bağlı olarak yüksek miktarda gelir elde etme şansınız var.

Site test uzmanlarına Mastercard uyumlu bir ödeme kartı gönderiyor ve kazandığınız parayı kart hesabınıza yatırıyor.

Yazı yazın

Eğer yazabilme yeteneğiniz varsa, nispeten daha az gelir getirecek ama zaman zaman “kısa günün kârı” sayılabilecek işler yapabilirsiniz. Türkiye’de ilk defa olarak Pilli sitelerinde başlayan bir uygulama ile makaleler yazıp okunma sayısına göre para kazanıyorsunuz. Bu yöntem hem sitelerdeki kaliteli içerik miktarını arttırıyor, hem de üyelerine ek bir gelir imkanı sağlıyor.

Pilli sitelerinde yazı yazarak nasıl para kazanabileceğinizi şuradan öğrenebilirsiniz. Hatta gelirinizi arttırmanızı sağlayacak ipuçlarını da bulabilirsiniz.

Ücretli makaleler yazabileceğiniz Türkçe içerik sitelerini arıyorsanız şuraya, İngilizce içerik sitelerini arıyorsanız şuraya tıklayabilirsiniz.

Reklamdan para kazanın

Bir web siteniz varsa ya da web sitesi hazırlayabiliyorsanız, reklamlardan para kazanmayı da deneyebilirsiniz. Son zamanlarda sitelerine aldıkları reklamlardan yüksek meblağlar kazanan insanları görmek mümkün. Gerçekten yüksek rakamlar var. Tabii gelir miktarı sitenizin ilgi çekmesi ile doğru orantılı. Özellikle de arama motorlarında arandığında ilk sıralarda gözükmesi popülerliği ve dolayısıyla da reklam gelirlerini arttıracak bir etken. Sırf bu amaçla SEO denilen bir alan oluştu bile.

Peki siz nasıl reklamdan gelir elde edeceksiniz?
Google’ın Adsense programı şu sıralar en popüler ve en çok kazandıran reklam ortaklığı. Sitenize alacağınız reklamlara tıklandıkça hesabınızdaki para artıyor. Yalnız Google’ın kurallarının çok katı olduğunu belirtmekte fayda var. Bu işe girişmeden önce şu yazıyı okumanız tavsiye olunur.

Ayrıca sitenize alabileceğiniz diğer reklam kaynakları:

Kendi reklamlarınızı verin

Kriz zamanları girişimciler için fırsatlara dönüşebilir. Uzmanlık alanınızla ilgili hizmet reklamlarını Internet sitelerinde yayınlayarak kendinizi pazarlayabilirsiniz. Yazdığınız programı, yaptığınız web sitelerini, yazdığınız kitapları vb. her ne konuda bir şeyler ürettiyseniz, yüksek maliyetlere gerek kalmadan insanlara duyurabilirsiniz.

Internet reklamları için kullanabileceğiniz birkaç adres :

Kendi işinizi kurun

ve işte en son, ama hayatınızı en radikal biçimde değiştirebilecek önerimiz. Kendi işinizin patronu olun. Ekonomik kriz zamanları Türkiye’de hem en çok işyerinin kapandığı, hem de en fazla iş girişiminin yapıldığı dönemler. Zaten belki çalıştığınız yerde kafanızda çok güzel iş fikirleri vardı ama cesaretiniz yoktu. İşte şimdi bir işiniz de yok, kaybedeceğiniz ne var ki?

Önce benzerlerini sizin de bulabileceğiniz başarı hikayelerini okuyun. Sonra kendi işinizi yapmak için gereken bilgileri ve alabileceğiniz destekleri okuyun ve izleyin. Daha sonra da kolları sıvayın ve işe girişin.

Mesela linkibol.com’u kuran Volkan Özçelik’in yol hikayesi size bu konuda yardımcı olabilir. Yazıları tarih sırasına göre takip ederek geldiği noktayı ve yaşadıklarını görebilirsiniz.

Evet, gördüğünüz gibi “bilgisayarcı adam” (tabiri her iki cinsiyete uygun olarak kullanıyorum, siz kendinize uyarlayın) işsiz kalmaz. Eğer işsizliğiniz için oturup kendinize kahrediyorsanız, tahminen iş beğenmiyor ya da üşengeçlik yapıyorsunuzdur.

Yazıyı konuya uyacak bir fıkrayla bitirelim. Dursun Temel’le karşılaştığında;
– “Duydun mu?” demiş, “Cemal açlıktan hasta olmuş. Durumu hiç iyi değil.”
– “Olur mu öyle şey?” diye kızmış Temel. “Karadenizli açlıktan hasta olmaz. Neden kimseden yardım istememiş?”
– Utanmış.
– Bak gördün mü? Açlıktan değil utancından hasta olmuş.

Krizlerin ve işsizliklerin hiç yaşanmamasını ama başımıza geldiğinde bunun hayatımızın sonu olmamasını diliyoruz.

Şehir destandır bazen ve bazen aşk.
Ya korkular, ya arzular doğurur şehri.
Üstü açık zindana benzetir şairler sevgilisiz şehirleri.

Direkler sahibi Âd’ın mücevher döşeli caddeleriyle İrem,
Asma bahçeleriyle Bâbil,
Fil adımlarında eriyen Kartaca…

Neron kıvılcımlarında şeytanını bir ikonaya gizleyen Roma;
ve Vezüv’ün gazabında eriyen Pompei gladyatörleri…
Aşil’in gururu yedi kat Truva…

Ya Ebrehe’nin hezimeti Mekke,
Cengiz’in zulmünde masallar diyarı Bağdat –medreselerinden yanlış hesaplar dönerdi hani–
Engizisyon keşişlerinin üftadesi Samarra,
Çin sürüleri önünde Semerkand
ve Rus tanklarına uğrak Buhara…

Balkan rüzgârlarıyla serinleyen nazlı Budin,
Su medeniyetinde bir Bursa,
Serhat türkülerine yakılmış bir Edirne,

Hele nasıl diyeyim;

Bu şehr–i Sitanbul ki bî–misl ü behâdır.
Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedâdır.
(Bu İstanbul şehri ki, değerine ölçü biçilemez. Bir taşına tüm Acem ülkesi (İran) feda olsun.)

İskender Pala

– Merhaba Oğuz Bey, konuşmanız çok güzeldi. Elevator pitch
– Teşekkür ederim.
– Adım Nadir Karman. Bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim. Sizi ve şirketinizin başarılarını hep takip ediyorum.
– Teşekkürler. Ama şimdi gitmem lazım. Bir toplantıya yetişeceğim.
– Öyle mi? Kusura bakmayın. Ben de sizinle birkaç şey konuşabilir miyim diyecektim.
– Başka bir zaman belki.
– Aslında çok güzel bir fikrim var. Hatta bir proje desem daha doğru. Dinlemek istersiniz diye düşündüm.
– Buyrun bu kartvizitim. E-mail adresime fikrinizi yazabilirsiniz. İyi günler.
– Ama yazılı olarak tam anlatamayabilirim.
– Allah Allah. Peki. Madem öyle, bak şimdi. Şu asansörü çağırıyorum. Aşağıya beraber ineceğiz. En alt kata ininceye kadar bana fikrini anlatırsan ne ala. Anlatamazsan…

Diyelim ki, böyle bir teklifle karşılaştınız. Anlatabilir miydiniz?

İngilizce’de Elevator Pitch, Elevator Speech ya da Elevator Presentation diye bilinen, Türkçe’ye ise Asansör Tanıtım Konuşması ya da Asansör Sunumu diye çevrilebilecek bir tabir var. Daha çok girişimci insanların yatırımcıların ilgisini çekebilmek için fikrini kısa sürede anlatabilmek anlamına geliyor. Wikipedia’daki ilgili maddede bu kısa sürenin anlamı 30 saniye ya da 150 kelime olarak belirtilmiş.

Bir asansör tanıtım konuşmasında olması istenen üç temel bilgi var : Fikir (ürün, çözüm, proje) nedir? Yatırımcı için faydası nedir? Siz (ya da şirketiniz) kimsiniz? Bu üç bilgi için fikir ve faydayı birleştirip üçüncü olarak daha fazla bilgiye nasıl ulaşılabilir sorusunun cevabını ekleyenler de var.

Şu yazıda iyi bir asansör konuşmasının 9 özelliğinden (Nine C’s) bahsetmiş:

  1. Concise : Az ve öz olmalı
  2. Clear : Herkes tarafından anlaşılır olmalı
  3. Compelling : Çözmeye çalıştığınız problemi iyi açıklamalı
  4. Credible : Bu problemi çözebileceğiniz konusunda ikna edici olmalı
  5. Conceptual : Konuyu genel olarak anlatabilmeli
  6. Concrete : Hayali bir şey olmamalı, uygulanabilir olmalı
  7. Consistent : Tutarlı olmalı
  8. Customized : Farklı şekillerde anlatılabilmeli
  9. Conversational : Paragraf gibi değil, anlaşılabilir kısa cümleler veya soru cevap şeklinde olmalı

Bu konu ile ilgili olarak bir de Türkçe kaynak verelim. Ayrıca Internet’te yüzlerce yazılı, sesli ve görüntülü kaynak bulabilirsiniz.

Yalnız, başka bir nokta daha var. Herhangi bir tanıtımla ilgili olarak kısa sürede söyleyebilecek sözünüz var mı?

  • Kendini kısaca tanıtır mısın?
  • Çalıştığın şirket ne iş yapar?
  • Yazdığın program ne işe yarar?
  • Senin için …. kelimesi ne ifade ediyor?
  • …. konusunda fikrinizi alabilir miyim?

Deneyin bakalım, 30 saniyede ne anlatabiliyorsunuz?

karne.jpg Okulda öğretilmeyen ama çocuklara öğretilmesi gereken 27 niteliği burada anlatmışlar. Tabii Amerikan okullarında öğretilmiyor mu bilinmez, ama bizim ilkokullarımızda bunların çoğundan karnede not bile alınıyor.

Hatta bizim atalarımız yüzyıllar öncesinden yön gösterici sözler söyleyerek bu özellikleri kazandırmaya çalışmışlar. İşte 27 nitelik ve atasözlerimizdeki yerleri :

Para biriktirme : Sakla samanı gelir zamanı
Hesabını bilme : Ayağını yorganına göre uzat.
Fatura ödeme : Oğlan babadan öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.
Yatırım yapma : Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı.
Tutumluluk : Güvenme varlığa, düşersin darlığa.
Borç alma : Borç yiğidin kamçısıdır.
Vazgeçebilme : Zararın neresinden dönülse kardır.
Yardımseverlik : Ne verirsen elinle o gelir seninle.
Eleştirel düşünme : Dost acı söyler.
Okuma : Cahilin dostluğundan, alimin düşmanlığı yeğdir.
Olumlu düşünme : He demek de iş bitirir, yok demek de.
Kendini motive etme : Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş.
Ertelememe : Bugünün işini yarına bırakma.
Azim : Azimli sıçan (fare) taşı deler.
Rekabetçi olmama : Ayıpsız dost isteyen, dostsuz kalır.
Merhamet : Şefkat demiri eritir, kahır taşı yarar.
Sevgi : Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
Empati : Az söyle, çok dinle.
Diyalog kurma : İnsan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa anlaşır
Araba kullanma : At yiğidin yoldaşıdır.
Ev işleri : Evi ev eden avrat, yurdu şen eden devlet.
Temizlik : Arslan yattığı yerden belli olur.
Düzenli olma : İki karpuz bir koltuğa sığmaz.
Fırsatları değerlendirme : Su akarken testiyi doldurmalı.
Hayatı sevme : Ak gün ağartır, kara gün karartır.
Bir amaç uğruna yaşama : Dünya malı dünyada kalır.
Samimi arkadaşlar edinme : Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış.

Çiziktirme (İngilizce adıyla Pictionary), Hadi Anlat Bakalım oyununun çizerek oynanan hali. Bu sefer anlatmak istediğiniz kelimeyi belirli bir süre içinde çizmeye çalışıyorsunuz.
Oyunun yapısı gereği Internet üzerinden oynamaya çok müsait. Zaten bunu düşünerek bir çok site yapılmış. Mesela ÇizBakalım Türkçe bir site. Üye olup diğer üyelerle oyunu oynayabiliyorsunuz. Ayrıca, iSketch, Pictionary-Online, InkLink gibi İngilizce web siteleri de var.
Oyunu bilgisayarda değil de televizyonda çizerek oynayabilmek için şu aracı geliştirmişler. Televizyona bağlıyorsunuz, çizdikleriniz televizyonda görünüyor.
Enteresan bir şekilde, bu oyun yeni nesil tanışma aracı olarak da kullanılıyormuş. 🙂

Hadi Anlat Bakalım (ya da Sessiz Sinema) oyunu, senelerdir Türkiye’de televizyonlarda, arkadaş arasında vb. oynanan bir oyun. İngilizcesi Charades olan bu oyunda daha başarılı olmak için bazı ortak işaretler geliştirilmiş. Wikipedia’da bu işaretler anlatılıyor. Oradakileri biraz da değiştirerek bir işaret sistemi oluşturdum. Tabii önce bu işaretleri ezberlemek lazım 🙂

Anlatmak için kullanılabilecek ortak işaretler

Kişi : Ellerinizi belinize dayayın.
Kitap: Ellerinizi kitapmış gibi açıp kapayın.
Film : Elinizde kamera tutup çekim yapıyormuş gibi yapın.
Şarkı: Şarkı söylermiş gibi yapın.
Alıntı ya da söz: Parmaklarınızla havada çift tırnak açma kapama şekli yapın.
Yer: Elinizle bir daire çizin, ortasına nokta koyun.
Olay: Saatiniz varmış gibi bileğinize vurun.
Nesne: Elinizi kafanızın yanında tutup döndürerek deli işareti yapın.
Kelime sayısı : Parmaklarınızla gösterin.
Kaçıncı kelime: Tekrar parmaklarınızla gösterin
Birleşik kelime: Kelime sayısını parmaklarınızla kolunuza vurarak gösterin.
Birleşik kelimenin kaçıncı kelimesi: Tekrar parmaklarınızla kolunuza vurarak gösterin.
Kelimenin uzunluğu: İki elinizle kısa ya da uzun genişlik gösterin.
Doğru tahmin: Bir parmağınızı burnunuza değdirin, diğer elinizle bilen kişiyi gösterin.
Yaklaşık : Kulağınızı çekin
Biraz daha uzun: İki elinizle lastik çekiştirir gibi yapın.
Biraz daha kısa: Elinizle ortasından kesme işareti yapın.
Çoğul hali: Serçe parmaklarınızı birbirine takın.
Ek almış hali: İşaret parmağınız bükümlerinden bükün.
Geçmiş zaman: Elinizle omuzunuzun arkasına doğru işaret yapın.
Tek harf: Sağ elinizle sol kolunuza kesme işareti yapın. Harf alfabenin başına yakınsa bileğinize, sonuna yakınsa dirseğinize doğru yapın.
Renk: Önce dilinize dokunun, sonra etraftaki o renkte bir şeyi gösterin. O renkte bir şey yoksa genelde o renkteki bir nesneyi anlatmaya çalışın.
Çok yaklaştın: Elinizle sıcaktan bunalmış hareketi yapın.
Alakası yok, baştan anlatıyorum: Elinizle git oradan işareti yapın.
Eş anlamlı ya da benzer anlamlı: İki işaret parmağınızı birbirine sürtün.
Zıt ya da ters anlamlı: Yumruklarınızı sıkıp kollarınızı çapraz yapın.
Alakası yok, başka şeylere geçin: Kafanızı ve ellerinizi olmuyor anlamında sallayın.

NASA aya iniş görüntülerini kaybettiklerini söyleyince, aya gerçekte gidilmediğini söyleyenler tekrar harekete geçtiler.

Yeni Şafak’tan Ali Murat Güven, bununla ilgili yazısında:

Ay’a ayak basan ikinci astronot olarak ünlenen Edwin “Buzz” Aldrin de bundan bir kaç yıl önce kendisine yanaşıp alaycı bir ifadeyle, “İtiraf et ihtiyar, aslında oraya hiç gitmedin değil mi?” diye gevelenen genç bir magazin muhabirine -70’li yaşlarında olduğuna aldırmaksızın- esaslı bir yumruk indirmişti.

diyor.

Buyrun izleyin 🙂
http://www.youtube.com/watch?v=mQKxAqpjroo

* Sözün orijinali:
One small step for me, but what a leap for mankind.
(Benim için küçük ama insanlık için devasa bir adım)
Neil Armstrong

Trevor Samsa, bunaltıcı rüyalardan uyandığı bir sabah, sol elinin sağ eline isyan edip kendi kafasına göre takılmaya karar verdiğini farketti. Doktorlar, tedavi için birkaç gün önce geçirdiği callostomy ameliyatının yabancı el sendromu*na yol açabileceği konusunda onu uyarmışlardı. Ameliyat öncesi ağır epilepsi hastası olan Trevor doğrusu, sol elinin kendisini boğmaya çalışacak kadar yabancılaşağını düşünmemişti. Evet, bunaltıcı rüyalar sandığı şey aslında gerçekti: gece sol eli, kendi sol eli, Trevor’u boğmaya yeltenmişti!
http://www.moleschino.org/2006/06/bir-bedende-iki-insan-sa-beynin-sol.html

Bu konuda Internet’te farklı kaynaklarda Türkçe ve İngilizce yazılar var. Oliver Sacks‘ın kitaplarının çoğu Türkçe’ye çevrildiği için nörolojik vakalarla ilgili roman ve yazılar okuma şansımız da var.

Karısını Şapka Sanan Adam” kitabı aynı zamanda Memento’ya da ilham kaynağı olmuş. Daha ileri seviye bilgiler için “Beynine Bir Kez Hava Değmeye Görsün” kitabı da tavsiye ediliyor.

Tabii bu kadar “sinir sistemi bozukluğu” kitabını okuyup sinir hastası olmak istemiyorsanız başka…