VERMEK VE İNGİLİZCESİ

Türkçe’de tek bir kelime ile ifade ettiğimiz bilgiye, İngilizce bazen tam bir cümle kurarak ulaşabiliyoruz. İşte vermek kelimesi ve İngilizce’de karşılıkları

Türkçe İngilizce

veriyorum: I give,I am giving (present contionous tense, indicative mood)
veririm: I give (present aorist tense, indicative mood)
vereceğim: I shall give (future tense indicative mood)
verdim: I gave, I have given (Paste definitive tense, indicative mood)
versem: If I give (Optative tense, subjonctive mood)
vereyim: Let me give (subjonctive tense, subjonctive mood)
vermişim: It is said that I gave (past dubiativetense, indicative mood)
vermeliyim: I must give (necessiative mood)
veriyordum: I was giving(past continuous tense tense, narrative mood)
verirdim: I used to give
verecektim: I shall have given
verdiydim: I had given
vermiştim: It is said that I had given
verseydim: If I gave
vermeliydim: I ought to have given
veriyormuşum: They said that I was given
verirmişim: It is said that I would give
verecekmişim: It is said that I shall give
vermişmişim: It is said that I had given
verseymişim: It is said that if I had given
vereymişim: I vished I had given
vermeliymişim: It is said that I should have given
veriyorsam: If I am giving
verirsem: If I give, If I would give
vereceksem: If I am to give
verdiysem: If I have given, if I gave
vermişsem: It is said that if I had given
verebiliyorum: I can give, I am able to give
verebilirim: I will able to give
verebileceğim: I shall be able to give
verebildim: I was able to give
verebilmişim: It is said that I was able to give
vermiş olacağım: I shall have given
vermekte olacağım:I shall be giving (continuous)
vermiş olabilirdim: I could have given
vermekteydim: I am giving (Progressive form)
verince: (prior to completion ) at the time of his giving
verdikçe: as long as s/he gives
verdikten sonra: after giving
verdiği için: because s/he gave
verdiği takdirde: if s/he should give
verir vermez: as soon as s/he gives
veriver: give it quickly
verirken: during the time of his /her giving
veren: the one who gives, the giver
vere vere: by giving and giving
vereli: since (his /here) giving
verip: while giving
verircesine: as if s/he (were or was) giving
vere: taht gives, that has given, giving…
—–

1 comment

  1. Merhaba, sitenizdeki bilgilerde önemli hatalar var. Belirtmeden geçemedim. Özellikle ” verecektim: I shall have given
    ” cümlesi kendi içinde hatalı olduğu gibi bir de ingilizcesi bu değil.. I was going to give olmalıydı.

    B.A.: Internet’ten aynen kopyalayıp, kontrol etmeden koymuşuz. Dikkatiniz için teşekkürler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir