ÇANAKKALE SAVAŞINDA İLK GÜNLER

6 Şubat 330 günü hava gayet güzel ve deniz pek sakindi. Adalar Denizinin açık mavi tüllere bürünen ufukları önünde karşıdan Bozcaadaya kadar uzayan büyük bir dâirenin muhtelif noktalarında toplanan düşman savaş gemileri, o günün, hadiseli günlerden birini teşkil edeceğine işaret idi.

Harb gemileri bu dâire üzerine şu sûretle dağılmışlardı: 1 zırhlı , 1 krüvazör, 7 şilep karşı yönde, 5 zırhlı, 2 krüvazör, 8 torpido İmroz-Teke Burnu arasında;4 zırhlı, 8 torpido, 1 şilep Merkeb Adası- Bozcaada- Yeniköy arasında ve ayrıca 2 tahtülbahir de (denizaltı) İmroz önünde bulunuyordu. Aynı zamanda önde iki Fransız ve bir de İngiliz tayyaresi uçuyor ve bataryalar civarını bombalıyordu. Bu vaziyete nazaran ön istihkâmların merkezi ve yoğun bir ateşe maruz kalacağı şüphesizdi. Bu esnada öne yaklaşmak isteyen iki İngiliz torpido savaş gemisi Orhaniyenin dört seri mermisi karşısından kaçmaya mecbur oldu.

9.36 da Yeniköy-Bozcaada arasındaki Fransız zırhlıları Kumkale-Orhaniye bataryalarını, bataryaların atış menzili dışından ateş altına aldılar. Aynı zamanda İmroz-Teke Burnu arasından da 3 İngiliz zırhlısı Ertuğrul bataryasına yandan ateşe başladı. Yavaş yavaş diğer gemilerin de bombardımana katılması ateşin şiddet ve kesafetini arttırdı. Artık bütün ön istihkâmlar ateş altına alınmıştı. Düşman, toplarının azami tesir menzilinden istifade ederek uzak mesafeden ateş ederek tabyaların atış menzili dahiline girmek istemiyor, ve ağır ve muntazam bir ateşle istihkâmları tahrîbe çalışıyordu.

Ön bataryalar, menzil dahiline giren her hedefe tahsis edilmiş olan toplarıyla ve sessizce mukabele ediyordu. Karşı cihete giden hafif filo da Kabatepe-Kumtepe arasına ve sahilin 1000 metre kadar açıklarına işaret şamandıraları bırakmak sûretiyle nazar-ı dikkatleri başka taraflara yöneltmeye ve mümkün olduğu kadar korunan bölgeleri bozmaya uğraşıyordu. Öğleyin takriben bir buçuk saatlik bir ateş fasılasından sonra bombardıman yine başladı. Gemilerin bu defaki vaziyetine nazaran düşmanın Osmanlı bataryaları atış menziline girmeden mesafelerin uzunluğundan ve menzil içine girdiği takdirde dahi atış menzili dışında kalarak durumdan faydalanmaya çalıştığı anlaşılıyordu. İngiliz gemileri büyük bir dâire üzerinde cephe önünde savaş düzeni alarak ateşe başladılar. Agamemnon ve Infleksibıl zırhlıları Seddülbahir ve Ertuğrul istihkâmlarını pek şiddetli bir ateş altına aldılar. Teke Burnu arkasından Rumeli ve Yeniköy önünden de Anadolu ön bataryalarına ateş eden savaş gemilerinin atışlarını kıyının kuzey batı açığında duran bir gemi idare ettiği gibi, tayyareler de dumanlı fişekler atışıyla hedefleri gösteriyor ve gemilere yardım ediyorlardı.

Saat dörde doğru ateşin şiddeti arttırılarak kısa fasılalı çift yaylımlarla atış başladı. Fransızlar ağır, İngilizler orta çaplı toplarını kullanıyorlar, bu sûretle şu dört Osmanlı bataryasına karşı üç dakika fasıla ile ve bütün gemi cephesiyle ateş ediyorlardı. Bir an oldu ki kıyı istihkâmlarını uzaktan görmek mümkün değildi. İstihkamların civarına düşen mermilerin yığdığı duman bulutları, müthiş tarrâkalar arasında Adalar denizinin lekesiz semasına doğru kademe kademe yükseliyordu.

Düşman, tabyaları tamamıyla tahrîp ettiğini zannetti ve artık kadavra haline gelmiş olduğuna hükmedilen bu Osmanlı ağır topçu mevzilerine sokulmakta tereddüt etmedi. Önde Vanjans, arkada Büve sistemi iki zırhlı kıyıyı doğru ilerlemeye başladı. Tam bataryalarımızın menzili içine girer girmez, saatlerden beri bunaltıcı bir ateş altında ezildiği zannolunan Ertuğrul ve Orhaniye bataryaları birbirini müteâkip kükremiş arslan sayhalarıyla gürlediler. Ertuğrulun dördüncü mermisi Vanjansın arka taretine isabet etti. Orhaniyenin menzili içine giren Agamemnon da arka direği Çanaklığına bir mermi yedi. Artık bataryalar, serbest atışlarıyla kendilerini sabırsızlandıran bu bîkarar düşman üzerine yakın mesafeden şiddetli yaylımlarla ateş açmışlardı. Bu hal karşısında hayal kırıklığına uğrayan düşman bütün gemilerin katılımıyla ve cehennemi bir ateşle karşılık vermeye başladı. Yaylımlar 40 saniye fasıla ile birbirini takip ediyor ve tabyalardan yoğun ve siyah duman bulutları yükseliyordu. Bu şiddete rağmen tabyalar karşılık vermekte birdiğeriyle yarış ediyorlardı. İkinci bir ileri harekete cesaret edemeyen düşman saat 6 da ateş keserek çekilmeye başladı.

12 zırhlı ve krüvazör ve bir çok torpidodan kurulu bir filonun katılımıyla 1500 e yakın mermi harcadıktan sonra elde ettikleri netice kıyı bataryalarının etraf ve civarına açılmış derin çukurlardan, dış surlar üzerindeki döküntülerden ve insan kaybı dahi hayretler ve şükürler olsun ki 2 şehit, 11 yaralıdan ibaretti.

Ruşen Eşref – Yeni Mecmua (Haz:Prof. M.Kanar)
—–

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir