Dünyanın en zevkli işini yapıyorsunuz. Bu iş nasıl yapılır, nasıl yapılmaz okuyarak öğrenin. Proje yönetimi, zaman yönetimi, bilgi güvenliği, user interface design, psikoloji okuyun. Okuduklarınızı paylaşın. Etrafınızda bu mesleğin bir kültürünün oluşmasını sağlayın. Steve McConell, Tom De Marco, Watts Humprey, Bruce Tognazziyi okuyun. ACMe üye olun. Seminerlere gidin.

Yazılım Geliştirmede Aşırı Çalışma

Tabii iş sadece yazılımcıda bitmiyor. Bir de bunu okuyun.

Diğer yazıda geçen Steve McConnell’in işe öbür taraftan bakan yazısı. (İng.)

—–

Cmabridge Üinversitesinde yaipaln bir arsaitrmaya gröe, bir kleimedkei
hafrlrein hnagi siarda didizlikleri dgeil, ilk ve son hafrlrein dgoru yedre
olamalri öenm tsamiatkadir. Geirsi taammen kamrasadir ve ynie de surosnuz
olraak okubanilir. Buunn sbeebi isnan benyinin her hafri tek tek diegl
kemileelri bir btüün oralak omukadisir.

Bu Internette dolaşan meşhur bir metin. Okuduysanız zaten neden bahsettiğini bilirsiniz.

Kendiniz de böyle yazılar oluşturmak isterseniz
buyrun, şu dosyayı indirin. Makroyu enable edin. 1.paragraf olarak bir şeyler yapıştırın. Düğmeye tıklayıp, deneyin.

GÜNCELLEME: Cambridge Üniversitesi’nden Matt Davis’in sayfasında üniversitede böyle bir çalışma olmadığı, bu mesajda bazı yanlışlıkların olduğu ve her dil için işin bu kadar kolay olmadığı anlatılıyor.
—–

JPEG resimler içine gizli mesajlar saklamak çok bilinen bir şey. Bu konuda bir sürü ücretli ve ücretsiz yazılım da var. Google‘a girip jpeg stenography yazın, daha ilk sonuçta onlarca programı tanıtan şu adresle karşılaşırsınız.

İlginç bir teknikse, MP3 içine bilgi saklamak…
MP3Stego yazılımı bir .wav dosyasını alıp içine mesaj gizleyerek .mp3 haline dönüştürebiliyor.
—–

Farklı yerlerdeki SQL Server veritabanlarını senkronize etmek için genelde SQL Server içindeki Replikasyon özelliği kullanılır.

Ayrıca bu özelliği kullanamayanlar için farklı firmaların ürünleri de var.

http://www.apexsql.com/index_sqldiff.htm
http://www.adeptsql.com/
http://www.bizkit.ru/index.php

http://www.red-gate.com/SQL_Data_Compare.htm
işlemi otomatikleştirmek için Toolkit denilen kütüphanelerini kullanarak bir .NET uygulaması yazmayı gerektiriyor.

http://www.e-dule.com/
database yapısını senkronize ediyor.

http://www.x-sql.com/default.aspx
http://www.ssw.com.au/SSW/SQLTotalCompare/
http://www.bestsofttool.com/SQLDBCompare/SDC_Feature.aspx
—–

Windows Authentication olarak ayarlı SQL Server veritabanına ASP’den nasıl ulaşılır?

1- IIS’in olduğu makinede IIS ayarlarından web sitesine girip sağ tuşla Properties seçilir. Directory Security tabında Anonymous access kısmında Edit düğmesine tıklayıp gelen pencerede Basic Authentication işaretlenir.

2- Eğer ODBC ile bağlanılacaksa ODBC ayarlarında Data Source tanımlarken Authentication tipi seçilir.
Yok ADO ile bağlanılıyorsa connection string içinde UserID ve Password yazılmaz.
Eğer OLEDB ile bağlanılıyorsa connection string içine Integrated Security=SSPI eklenir.

3-SQL Server’in olduğu makinede Enterprise Manager’e girip Logins kısmına bağlanabilecek kullanıcılar ya da gruplar eklenir. Ve bunlara gerekli database yetkilerini verilir.
—–

Programcılık: Sanal Bir Dünya Tasavvuru

Programcılık, bilgisayar dünyasının görünmeyen yüzü. Locke’un tabiriyle tabula rasa, boş bir sayfayı andıran bilgisayarın zihninde bir evren tasavvuru oluşturma girişimi. İçindeki karmaşık, cansız elektronik devrelere anlam kazandırma çabası. Sadece faresiyle, monitörüyle, sabit diskiyle, yazıcısıyla değil, bizimle de iletişim kuran bir yazılım dünyası var etme teşebbüsü. Çoğumuzun sadece hesap tutmak, yazı yazmak, iletişim kurmak, sörf yapmak veya oyun oynamak için kullandığı, ama arka planda binlerce sayfa program kodunun kendi içinde tutarlı bir şekilde çalıştığı bir kurguyu yazma gayreti.

Bir oyun programını çalıştırın. Altınızda gerçek dünyada ancak hayallerinizi süsleyecek spor bir araba, direksiyonu parmaklarınızın altındaki tuşlar, çevrenizde finiş bayrağını sizden önce görmek için bilenmiş sanal rakiplerinizle sanal bir dünyanın içinde buluverirsiniz birden kendinizi. Kazalar risksiz, tek sakat kalma ihtimali bilek incinmesi.

Bir kelime işlem programını açın ardından. Her biri görevinin bilincinde, yığınlarca sanal aletin doldurduğu sanal bir matbaadasınızdır artık. Harfleri kalınlaştırın, eğip bükün, kesin ekleyin, renkleriyle oynayın. Bu dünya her şeyiyle sizin. Beğenmediğinizde sayfayı kırıştırıp atın, kağıt israfı yok. Tatmin olduğunuzda, yazıcınız döksün eserinizi kağıda. Nerede Ortaçağ’ın yazıcıları, hattatları.

Bir de programcıları düşünün. Saatlerdir başından kalkmadığı bilgisayarın ekranından sızan radyasyondan gözleri bulanmış, yanı başlarında odanın ısısına çoktan erişmiş soğuk bir kahve, yarım saatte bir ucundan tırtıklanmış sandviç kalıntısı, karşısında duran ve lafını dinlememekte ısrarlı, inatçı bir aslan vahşiliğindeki bilgisayarı ehlileştirmeye çalışan insanlar. Tüm yorgunluklarına rağmen mistik bir güçle devam edecek dermanı bulan ruhlar. Sevinç naraları ancak, saatlerdir, hatta günlerdir bütün çabalarını boşa çıkaran bilgisayara yaptırmak istediklerini yaptırdıkları zaman duyulan, dünyayla iletişimleri kesilmiş medyumlar. Tıpkı rulet masasından kalkamayan kumar müptelaları gibi. Dostoyevski’nin Kumarbaz’ındaki anlatıma en yakışan tipler bunlar:

Çevrede olup bitenlerle kesinlikle ilgilenmeyen ve rulet salonunun dışında başka hiçbir gerçeklik tanımayan bu insanlar, sabahtan akşama kadar yalnızca öderler ve oynarlar, hatta izin verilse geceyi de orada geçirirler.

Oysa kendi kendileriyle savaş halindedirler. Zira kendilerine uymamakta direnen bilgisayar değil, kendilerinin yazmış oldukları programlardır. Bilgisayar, kendisi için oluşturulan bu dünyanın kurallarına göre oynar sonuçta. Gerçek dünyada, birbirleriyle çelişkili adetler, kanunlar ve tabularla yaşamaya alışmış biz insanlar için anlaşılır olmasa da, bilgisayarların o entegre devreleri çelişkilere ve eksikliklere tahammül edemezler. İşte programcıları kendi yanlışlarıyla yüz yüze getiren ve yaptıkları işi bir meydan okumaya cevap şekline dönüştüren, bilgisayarların bu berbat huyudur. Kendi içinde tutarlı bir dünya modeli oluşturma çabasını devamlı boşa çıkaran, insan aklının bu dar sınırları ve bilgisayarların bu acımasızlığıdır işte.

Herhangi bir programı böyle yüzlerce zeki dimağ üretiyor. Programcılık, 21. yüzyılın yeni sektörü olacak. Bu sektör, kendi var ettikleri sanal dünyalarda yaşayan zeki, ama sağlıksız insanlar üretecek. Zamanla sanal dünyanın bu acımasızlığı, belki de bütün toplumu saracak ve bizi insanlığımızdan edecek.

Yapay zekâların yönlendirdiği ve kurguladığı bir geleceğe hızla yaklaşıyoruz.

http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2004/agustos/24/mutku.html
—–

Savaşçının yolu ve kanı anlamına gelen sayokan, eski bir Türk savaş sanatı. Uzakdoğu sporlarından farklı olarak estetik için değil, gerçek dünyada mücadele etmek için geliştirilen sayokan, şimdilerde spor salonlarında yeniden canlanıyor.

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=14796
http://www.sabah.com.tr/2004/07/23/cp/gnc109-20040711-102.html
http://www.sayokan.net/
http://www.nihatyigit.com/
—–